Biz

January 6th, 2010

Bu sayfada isteyen herkes (olumlu ya da olumsuz) yorum, eleştiri ve fikirlerini yazabilir.

Not: 3. şahıslar hakkında cevap hakkı doğuracak yorumları, kişilik haklarının korunması gerekliliğinden ötürü yayınlayamıyoruz. Amacımız kişilerin değil, “olayların” ve “fikirlerin” tartışıldığı bir platform yaratmaktır. Bu konudaki anlayışınız için teşekkür ederiz.

Türkiye’ de Bilim ve Teknoloji Bakanlığı Hususu

January 7th, 2010

Konunun okuyucu yorumlarıyla dile gelmesi bizi çok sevindirdi. Zira projenin amaçlarından biri de ülkemizde “Bilim ve Teknoloji Bakanlığı” kurulması hakkında kamuoyu yaratmak.

Bir ülkenin gerçek manada “gelişmekte olan ülke” klasmanına girebilmesi için kalkınma stratejisinde Ar-Ge’ nin en ön sıralarda yer alması gerekir.*

Bu amaçla, ülkemizde “bilim ve teknoloji bakanlığı” kurulması, hatırı sayılır bir kaynak yaratılması ve yenilikçi** projelere destek sağlanmasını istiyoruz.

Bilim ve Teknoloji Bakanlığına sahip ülkelerden bazılar:

    Bkz. “Gelişmiş Ülkeler”, ** Akılcı projeler olması şartıyla.



İlginç Bir Durum

January 5th, 2010

Tarih: 4 Ocak 2010, Saat 21:00. p-b11.com’ un yayına açıldığı saatler. Google’da “anötronik füzyon” yazıp aratıyoruz.

Yeni birşeyler keşfetme arzusuyla girilen yolda çıkmaz sokakla karşılaşıyoruz. Komplo teorisyenlerinin ağzını sulandıracak gerçek: Google, anötronik füzyon hakkında tek bir Türkçe kaynak bulamıyor. Ne bir blog girdisi, ne bir makale. Türkçe Wikipedia ve “sözlük sitelerinin” konudan habersiz olmaları da ilginç geliyor.

Türkçe sitelerde “proton-bor11” ya da “hidrojen-bor11” reaksiyonu veya tam türkçe  “bor hidrojen tepkimesi” dahil, arama kriterlerinin tüm permütasyonları da aynı sonucu veriyor.

Gelgelelim, dedikodu gazetesi iyi çalışmış. Örneğin “İkinci bir emre kadar termodinamiğin 1. ve 2. yasalarını askıya alan Erke AŞ.” nin sınırsız güç topacı olan “Erke Dönergeci”, 17.100 sonuca ulaşmış. Bilhassa suyunun kadın cildine çok iyi geldiği tespit edilen “bor mucizesi”, 16.600 sonuç veriyor.

“Bor Power” aramasının 29.900 sonuç üretmiş olması, Kenya’ da bor istasyonları açmaya hazırlanan, Barack Obama’nın kardeşi George Hüseyin Onyango Obama için kuşkusuz iyi bir haber.

Elbette alternatif mucize kaynaklar da belli bir düzeyde ilgi görüyor. 538 sonuca bakacak olursak, “su yakmak” konusunda çalışmalar başlamış bile. Dünyada sadece İstanbul boğazı altında bulunduğu dedikodusuyla,özellikle Facebook kanallarından namı yürüyen “Contoryum” ise, periyodik tabloda yer almamasına rağmen, Google’da 585 sonuçla belli bir tartışma yaratmış olduğunu gösteriyor. Belkide “Con Ahmet” nükleer enerjiyi keşfetmiştir, ne dersiniz?

Barrett Model 82 "Light Fifty"

January 4th, 2010

P-B11 de yer alan hafif silahlardan biri de Barrett Model 82. Uçaksavar mermisi atabilen bir sniper tüfeği zaten fazlasıyla fantastik bir fikirmiş gibi duruyor. ABD’de sivillere yönelik çok ciddi bir iç pazar olduğundan, yerel üreticiler şaşırtıcı, fantastik hatta karikatürize edilmiş çok sayıda silah tasarlıyor ve üretiyorlar. Elbette bu silahların çoğu sportif ve hobi amaçlı; çoğu kesinlikle savunma ya da askeri amaçlı kullanım için istemeyeceğiniz türden. Zira bu silahlar ya çok ağır, ya çok pahalı, ya da fazla hassaslar. Bir kısmı çok az mermi alması, bir kısmıysa özel cephane kullanmasıyla pratik ve kullanılabilir olma kurallarını ihlal ediyor.

Barrett Model 82 “Light Fifty”, ilk bakışta tamamen bir “sivil oyuncağı” gibi görünüyor: bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi duran tasarımı, devasa ebatları ve attığı .50 BMG uçaksavar mermisi ile, Barrett’in herhangi bir ordu tarafından kullanıldığını düşünmek zor. Bu düşünce yanıltıcı: M82A1, ABD ordusunun vazgeçilmezleri arasında. Kayıtlı 5000 Barrett 82A1, kullanım amacına göre oldukça bol sayıda diyebiliriz. Barrett’in uçaksavar mermisi atan keskin nişancı tüfeği konsepti, aynı zamanda başka orduları da bu tip tüfekleri edinme konusunda harekete geçirdi.  Macar Gepard, Güney Afrikalı Denel de benzer tüfekler üretiyorlar. Bu tip tüfeklere “anti material” deniliyor; yani popüler kanının aksine, askeri personele karşı değil, tank dışındaki hafif zırhlı-zırhsız araçlara ve uydu çanakları gibi hedeflere karşı kullanılıyorlar.

Şu an Türkiye’de dahil olmak üzere pekçok NATO ülkesi Barrett’in .50 BMG atan çeşitli varyasyonlarını envanterine almış durumda. M82A1, M82A3 gibi birbirinden küçük farklarla ayrılan modeller dışında, M82A2 gibi oldukça farklı dizaynlar da mevcut. Barrett M82A2, diğer modelerden farklı olarak bullpup konseptinde bir tüfek.

Barrett türü çok yüksek kalibreli, hafif ve isabetli tüfeklerin asıl “devrimi” savaş alanlarından çok terörizm alanında yapacağını düşünmek zor olmasa gerek. ABD’de sivillere satılan bu tüfeklerin etkili menzili yaklaşık 2 km. Akla ilk gelen, bu tüfekle birlikte yakın koruma tekniklerinin, zırhlı ve güçlü taşıtların altüst olduğu: Barrett, hafif zırhları kolaylıkla delebiliyor. Suikast durumlarında artık 250 metrelik güvenlik çemberi uygulamasının bir anlamı kalmıyor; zira 1.5-2 km uzaktaki suikastçi, çevredeki patlayıcı – patlayabilen şeyleri de kullanarak hedefini yok edebilir (benzin istasyonları, taşıtlar vs) . Açıkçası, Barrett 82, şaşırtıcı derecede yüksek bir isabet oranına sahip olsa da, son derece yüksek kalibreli merminin getirdiği sorunlar yüzünden onu gerçek bir keskin nişancı tüfeği olarak kabul etmek yanlış. Zaten üreticisi de dahil pekçok kaynak, “anti material” ile bu durumu açıkça tespit ediyorlar. Ne var ki, Barrett, her halükarda bir terörist ya da suikastçının sahip olmak isteyeceği “rüya” silahlardan biri. Silahı kullanan usta atıcılar, yüksek kalibre mermisine rağmen, kullanımının oldukça kolay olduğundan övgüyle bahsediyorlar.

Silahın özelliklerine daha yakından göz attığımızda, neden bir “devrim” olduğu daha rahat anlaşılabilir:

Üretim Başlangıcı:1982
Servise Girişi:1989
Üretici:    Barrett Firearms
Birim Maliyet: Askeri versiyon Wikipedia’ya göre 8900 Dolar.
Varyantları: M82A1, M82A1A, M82A1M, M82A2, M82A3, M107
Ağırlık: 14 kg (29 inç namluyla) -  13.5 kg (20 inç namluyla)
Uzunluk: 145 cm (29 inç namluyla) -  122 cm (20 inç namluyla)
Mermi: .50 BMG (12.7×99mm NATO) *
Namlu Çıkış Hızı: 853 m/s
Besleme: 10 mermilik şarjör
Etkili Menzil. 1800 m

* 50 BMG mermisinin pekçok çeşidi bulunuyor. En hafif çekirdekli Speer, 17.821 Joule enerjiye sahipken, 800 gr’lık Barnes, 20.000 Joule üzerinde enerjiye sahip. Bir örnek vermek gerekirse, G3′ün de kullandığı 7.62 NATO mermisi 3.352 Joule enerjiye sahip. M16 gibi tüfeklerin kullandığı 5.56 ise, ancak 1300 Joule seviyesinde bir enerjiye ulaşabiliyor.


Hava Üstünlüğü Dengesi ve Sukhoi SU-37

January 4th, 2010

P-B11 filminde herhalde en çok ilgi çekecek konulardan biri de kullanılacak silahlar olacak. Bu silahların hangileri olduklarını, sürprizi kaçırmamak adına, açıklamayacağız. Ancak, filmin geçtiği zaman dilimindeki askeri dengelerin anlaşılabilmesi, askeri taktik ve stratejilerin değerlendirilebilmesi için, tarafların (ya da tarafsızların) envanterlerindeki silahlardan bahsedeceğiz; en azından bir kısmından…

Özellikle hava savaşındaki gelişmeleri takip edenler, ABD’nin son yıllarda insansız hava araçlarıyla ilgilendiğini biliyorlar. Hatta ABD yetkilileri, bir adım daha ileri giderek, F-22′nin en gelişmiş hava üstünlüğü (air superiority) aracı olacağını, muhtemelen bundan daha üstün bir insanlı savaş uçağı üretmeyeceklerini açıklıyorlar. Bu kararın altındaki mantığı kavrayabilmemiz için, ABD ordusunun geçirmek zorunda olduğu değişimi incelemek gerek. SSCB’nin dağılmasının ardından, soğuk savaş tehdidi sona erince, ABD’nin havada üstünlük sağlamak zorunda kalacağı bir ordu kalmadı. Bu varsayımı, ABD’nin Avrupa ülkeleri ile savaşmayacağını varsayarak öne sürüyorum. Kaldı ki, ABD Hava Kuvvetleri, Saab Gripen ve Eurofighter Typhoon gibi gelişmiş AB üretimi uçakları bile safdışı bırakabilecek savaş araçlarına sahip.

ABD’nin bundan sonraki yılları, petrol kaynaklarını ve petrol dağıtım yollarını elinde tutmak amacıyla Ortadoğu’da geçecek. Rusya ile ABD’nin tarihleri boyunca Ortadoğu üzerinde zaman zaman birleşen, zaman zaman çatışan çıkar ilişkileri de sona ermiş görünüyor. Rusya, bölgede bir çatışmaya girecek gibi görünmemekte. Kaldı ki, böyle bir sürtüşmenin 3. Dünya Savaşı sebebi olacağını anlamak zor değil.

Ancak Rus Sukhoi, halen gelişmiş savaş uçakları üretmeye, Rusya’da bunları satın almaya devam ediyor. Teknolojik gelişmeyi ve şık, hızlı, yetenekli hava araçlarını sevsek de, bu pek de hayra alamet bir gelişme değil. Rusya’nın bu araçları hevesle satın alıyor olması, ileride ABD ile çatışma ihtimalini de pekala gözardı etmediğini gösterir. Rus hava savunma programının çok büyük bir kısmı Çin ile ortak yürütülüyor; Rusya her ne kadar batı dünyasına entegre olmak için girişimlerde bulunsa da, bir yandan da eski düşmanını bertaraf edebilecek silahlar hazırlamaktan geri kalmıyor. Üstelik Sukhoi SU-37, pek de bölgesel küçük çatışmalarda kullanılacak türden bir uçak değil. Olağanüstü manevra yeteneği, dünyada henüz rakipsiz olan 3D trust vectoring motorları, son derece güçlü radarı ve en az ABD’li rakipleri kadar gelişmiş hedefleme – savaş alanında iletişim gibi yetenekleriyle Sukhoi Su-37, sadece F-22 Raptor’ı yok edebilme ihtimaline sahip değil: Eğer Su-37′nin radarı bahsedildiği kadar iyiyse, F-22′nin Su-37′ye karşı en önemli avantajı olan stealth (radarda kısmi görünmezlik) özelliği pek bir işe yaramayacak.

Su-37′ye Terminator (Yok Edici) kod adının verilmiş olması boşuna değil. Şaşırtıcı şekilde, Su-37, F-22 Raptor’dan pahalı ya da denk bir uçak olabilir: Trust vectoring motorlara sahip olmayan ve farklı bir radara sahip olmayan Su-35, 45-65 milyon dolar arası bir maliyete sahip (satın alan ülkeye). Su-37′de ek olarak fly-by-wire, daha gelişmiş bir gövde tasarımı gibi farklar olduğunu da düşünecek olursak, bir Su-37′nin F-22′nin en azından yarı fiyatına sahip olacağını söyleyebiliriz. (ABD hava kuvvetleri verilerine göre, F22′nin fiyatı yaklaşık 150 milyon dolar:http://www.af.mil/information/factsheets/factsheet.asp?fsID=199)

Su-37, havada F-22 Raptor’ı bozguna uğratabilir mi? İddiaya göre, F-22 Raptor, düşman uçakları tarafından ancak 20 km’den fark edilebiliyor; ancak bu menzilin hangi uçaklardaki radarlara göre verildiği belirtilmiyor. Bunun dışında birçok faktör, F-22′nin stealth özelliğini olumsuz etkilemekte. Örneğin manevra ve silah ateşleme durumlarında uçağın bu avantajı kaybolmakta. Bunun dışında, F-22, yabancı bir hava sahasında uçtuğunda düşük frekanslı yer radarları tarafından saptanabiliyor. Dolayısıyla, F-22, Rus hava sahasına gözünüz kapalı gönderemeyeceğiniz bir uçak: Sadece radarlar değil, Raptor’ın uçak gemilerinden inip-kalkamaması da, onu ancak müttefik ülkelerden havalanır bir uçak olmaya mahkum ediyor. Her iki uçak da ekstra yakıt tankları ile 3000 km civarı bir menzile ulaşıyor; Su-37, bu alanda %20 kadar daha avantajlı (F-22 Raptor 2950 km, Su-37 Terminator 3700 km). Uzun lafın kısası, ABD’nin “hava üstünlüğünde hala en iyi uçak F-22 Raptor” iddiası gerçeği yansıtmıyor. İki uçak da çok yetenekli. Her ikisinin de kullanımdaki detaylara bağlı olarak diğerine göre çok da radikal olmayan üstünlükleri var.

Not: P-B11′ de yer alan bir diğer silah platformu da 5. nesil “stealth” savaş jeti Sukhoi Pak-Fa T-50. Bu platform hakkında yeterli veriye sahip olduğumuzda Pak-Fa- F22 Raptor karşılaştırması üzerine bir yazı hazırlamayı planlıyoruz.